Dün Ankara’da gerçekleştirdiğimiz basın bildirisi ve ardından yapılan büyük eylem,

Dün Ankara’da gerçekleştirdiğimiz basın bildirisi ve ardından yapılan büyük eylem,

HABER TARİHİ: 22 Ocak 2026
58 Kişi okudu

Dün Ankara’da gerçekleştirdiğimiz basın bildirisi ve ardından yapılan büyük eylem, yalnızca bir hak arayışı değil; vicdanın, emeğin ve insan onurunun yüksek sesle haykırıldığı tarihi bir duruş olmuştur.

81 ilimizden, karda, kışta, soğukta; binbir zorluğa, yokluğa ve imkânsızlığa rağmen yola çıkan engelli kardeşlerimiz, kurum sahiplerimiz, fedakâr öğretmenlerimiz ve cefakâr ailelerimizle birlikte alanımızda bir ilke imza atarak Türkiye’nin dört bir yanından yükselen ortak bir çığlık olduk.

Bu eylem; günübirlik bir tepkinin değil, yıllardır biriken sorunların, ötelenen taleplerin ve görmezden gelinen gerçeklerin doğal bir sonucudur. Pandemiden depreme, ekonomik krizlerden artan maliyetlere kadar son yıllarda yaşanan olağanüstü şartlara rağmen ayakta kalmaya çalışan özel eğitim ve rehabilitasyon kurumları; sadece kendi varlığını değil, yüz binlerce özel gereksinimli bireyin eğitim hakkını, umutlarını ve geleceğini ayakta tutma mücadelesi vermektedir.

Dün yaptığımız basın bildirisinde de açıkça ifade ettiğimiz gibi; bu mesele yalnızca bir ücret meselesi değildir. Bu mesele;
 • Engelli bireylerin nitelikli eğitime erişim hakkıdır,
 • Ailelerin çocukları için duyduğu gelecek kaygısıdır,
 • Öğretmenlerimizin emeğinin karşılığını alabilme mücadelesidir,
 • Kurumlarımızın sürdürülebilirliği ve kapanmaması için verilen varoluş savaşıdır.

Eylemimize; siyasi partilerimizin genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, sivil toplum kuruluşları ve basınımızın yoğun ilgi göstermesi, sesimizin ne kadar haklı ve meşru olduğunun en açık göstergesidir. Türkiye’de özel eğitim alanında ilk kez bu denli geniş katılımlı, bu denli sağduyulu ve bu denli güçlü bir eylem gerçekleştirilmiş; hiçbir provokasyona mahal verilmeden, vakur ve kararlı bir duruş sergilenmiştir.

Bu birliktelik bize bir kez daha göstermiştir ki; özel eğitim camiası yalnız değildir. Engelli kardeşlerimizin kaderi, birkaç kalem hesabına sığdırılamaz. Bu alan, ertelenemez, görmezden gelinemez, günü kurtarma politikalarıyla yönetilemez.

Buradan bir kez daha açık ve net bir çağrıda bulunuyoruz:
Özel eğitim, sosyal devlet anlayışının en temel sorumluluk alanlarından biridir. Bu sorumluluğun gereği yerine getirilmeli, yapılan hatalı ve yetersiz düzenlemeler acilen revize edilmeli; sektörün, ailelerin ve çalışanların talepleri dikkate alınarak kalıcı çözümler üretilmelidir.

Dün Ankara’da yükselen bu ses; bir tehdit değil, bir feryattır. Bir isyan değil, bir çağrıdır. Bir ayrışma değil, bir ortak akıl davetidir.

Bu anlamlı ve onurlu mücadelede;
yollara düşen, alanları dolduran, sesimize ses olan, kalbi bizimle atan herkese;
81 ilden gelen tüm kurum sahiplerimize, öğretmenlerimize, ailelerimize, engelli kardeşlerimize;
destek veren siyasi temsilcilere, sivil toplum kuruluşlarına ve basın emekçilerine
yürekten teşekkür ediyorum.
YUNUS KILIÇ
GENEL BAŞKAN



ÜYE GİRİŞİ



Google Analytics Kodunu buraya koyun